Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 25 yıllık macerasında pek çok olumlu adımlar da atıldı.
Savunma sanayinde gelişmeler, temeli 1970’li yıllarda atılsa da doğru yönde ilerleme oldu.
İlaç kuyruklarının ortadan kaldırılması, SSK ile devlet hastanelerinin birleştirilmesi, uygulamada başarılı olunmasa da sigara yasaklarının genişletilmesi, küçük yerel derebeyliklerin (belde belediyeleri) ortadan kaldırılması AK Parti’nin olumlu icraatları hanesine yazıldı.
Başörtü yasaklarının kaldırılması, başörtülü kadınlarımızın yaşamın her alanında, asker, polis, savcı, hakim olabilmesi 25 yıllık dönemde yapılan doğru işlerdendir.
Kuşkusuz Kürt sorununun çözümünde Devlet Bahçeli’nin atak girişimine destek verilmesi, Tayyip Erdoğan ve AK Parti açısından tarihin olumlu notuna neden olacaktır.
****
Nas (Sana bana ne oluyor? Faiz haramdır. Faiz neden, enflasyon sonuçtur diyerek dünyanın kabul ettiği bilimsel gerçeğe aykırı ekonomi) politikası ile ekonominin çökertilmesi…
Bunu bir kez daha tarihe not düşürmem lazım:
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Kasım 2021'de partisinin grup toplantısında, ‘Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusura bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam’ ve ‘Bu konuda Nas ortada. Nas ortadaysa sana bana ne oluyor’ ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan’ın bu açıklamaları doğrultusunda, faiz oranlarının enflasyonun altında kalması gerektiği anlayışı benimsenmişti. Ancak, faiz indirimlerinin ardından fiyatlar hızla artarak Türkiye yüksek enflasyon dönemine girmişti. Ekonomik dengesizlikler derinleşmiş ve enflasyon hızla yükselmişti.”
Bu politikadır ki enflasyonun savaşan Rusya ve Ukrayna’dan daha fazla olması…
Diyanet’in vesayet kurumu haline getirilmesi…
Eğitimde ayırımcılık yaparak bir okul grubuna özel ayrıcalıklar tanınması…
Yap-işlet-devret(me) yöntemiyle yapılan otoyollar, hastanelerdeki büyük miktarda paraların bir kişiye veya gruba aktarılması, yani soygun düzeni, işlemeyen havaalanları yapılması, çevreye verilen büyük tahribat, şehirlerin imar planlarının merkezi yönetim tarafından sürekli delinmesi AK Parti hanesine yazılacak olumsuz icraatlardır.
****
Ancak esas olarak Adalet adına alan parti tarihe büyük adaletsizliklere yol açan dönem olarak geçecek.
Daha önce iki kez yaptım.
Bir kez daha aynı yöntemi izleyeceğim.
****
14 Eylül Pazartesi günkü Sözcü gazetesinden bir günlük adaletsizlik olaylarını anlatmayacağım, aktaracağım.
Birinci sayfada ‘Kelepçe takıldı rant patladı’ başlığı altında “İstanbul’un muhafızı’ Ekrem İmamoğlu tutuklandıktan sonra askeri alanlar, ormanlar, tarlalar hızla imara açıldı. 16 milyonluk kentin su havzası Sazlıdere de betona boğuldu” alt başlığıyla Ekrem İmamoğlu ve ekibine yapılan 19 Mart darbesinden sonra İstanbul’un talan edilmesi fotoğraflı şekilde anlatıldı.
****
3. sayfada ‘LGBT derneklerine Ailem Güvende baskını’ haberi var. 162 kişi gözaltına alındı, 9 dernek, 13 eğlence mekanı kapatıldı. İçlerinde ODTÜ ve Boğaziçi dayanışma kulüpleri de var.
Doğrusu ben de ‘Eşcinsellerin’ bu kadar görünür olmasından rahatsızım. Yapılan operasyonun biçimini içime tam sinmese de bu toplumun cinsiyetsizleştirilmesine karşı önlemler alınmasının zorunlu olduğunu düşünenlerdenim.
Da ODTÜ ve Boğaziçi üniversite mezunlarından ne istersiniz? Veya Evrensel gazetesinin sosyal medya paylaşım sitesi neden engellenir?
****
Üsküdar’da yaşanan siyasal tarihimizin en utanmaz olaylarından biri olan başkanvekilliği seçimine ilişkin Vali Davut Gül’ün demeci var üçüncü sayfada…
Önce Üsküdar’ın yüzüne bakıldığında bile aydınlık ışığını görebileceğiniz Belediye Başkanı Sinem Dedetaş içeri alındı.
Sonra CHP’nin kazandığı başkanvekilliği seçimine itiraz edildi. AKP Yargı Kolları harekete geçti, seçim uyduruk gerekçeyle iptal edildi.
Yeniden seçim için 4 CHP’li satın alındı. Soyadı Usta olan Trabzonlu biri, İsmail Saymaz’a demeç verdi, “Beni bir süre sonra başkan yardımcısı yapacaklar” diye… Bu dönemin hukuksuzluğunun en önemli argümanı olan, bundan ötürü CHP’ye butlan yoluyla kayyum atanmasının gerekçesi sayılan ‘İrade fesada uğratıldı’ yani… Belediye Meclis üyelerinden üçü gözaltına alındı, ikisi tutuklandı. Tesadüfe bakın ki biri kadın (Amine) ikisi de vicdanlı eski AK Partililer…
****
Ne dedi Davut Gül? Yeni Parti’nin grubu yoktu, onun için kendi kaleminden çıkan ‘Grubu olmayanlar seçimi izleyemez’ yazısını niçin yazdığına yanıt verdi mi?
Hayır!
Yeni Parti alel acele grup kurunca da bu kez “Hiçbir parti belediye meclis toplantı salonuna giremez” yazısını göndermesinin nedenini açıkladı mı?
Ne gezer?
AKP valisi kendini savunamadı buna karşılık her hukuksuzluğu savunma sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’in bunları açıklamasına ‘Siyaset adabına davet ediyorum’ diyerek parti-devlet bütünleşmesinin en önemli örneğini onayladı.
****
Aynı sayfada, Yeni Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in Sincan cezaevindeki görüşmelere ilişkin küçük bir haber vardı.
İki ayrı kişiyi ziyaret etmiş gazeteci kökenli milletvekili Çakırözer…
Biri, televizyonlarda iş bulamayınca Youtube yayınlarına başlayan Oya Lale Arslan ile Özgür Özel’e yakın olduğu için tutuklanan Yeni Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’i ziyaret ederek, “Hiçbir hukuki dayanağı olmayan tutukluluk açık bir siyasal operasyondur” dedi.
****
10 sayfada tozlu raflardan indirilen Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüne ilişkin fatura bir gazeteciye Selahattin Günday’a kesildi.
Pek çok gazetecinin ‘siyasal görüşleri yoktur’ diyerek kefil olduğu Günday cezaevine haksız, hukuksuz şekilde (Gazeteci görüntüleri ben almadım diyor. Kaldı ki MİT’in kanunun 27. Maddesi 2014 yılında bu olaydan sonra değişmişti. Ayrıca zamanaşımına uğradığı da açıkça belli olduğu için iki gün sonra bu kez suçlama örgüt kuruculuğuna döndürülerek tutuklamaya yasallık kazandırılmaya çalışıldı) tutuklandı ama Kurtlar Vadisi senaryosunda Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünden iki gün önce öleceğini yazanlar geldi ifade verdiler ve çıkıp gittiler. Çünkü onlar iktidara yakın isimlerdi.
****
Aynı sayfada yıllardır diş biledikleri sosyal medyada çok iyi işler çıkaran Oğuzhan Uğur’un tutukluluğunun süreceği haberi vardı. AHBAB soruşturmasından içeri alınan Oğuzhan Uğur’un bu yolsuzlukla hiç alakasının olmadığını aslında iddia sahipleri de biliyor ama ne yazık ki bir irade, Babala TV’ye taktığı için Uğur 21 Temmuz’da tutuklanmıştı.
****
11. sayfada Abdullah Öcalan’a villa haberleri vardı. “Bizim kitabımızda Apo’ya özgürlük yazmaz” diye televizyon ekranından en sert ifadelerle söyleyen AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın sözlerinin ‘Külliyenin sitesinde duruyor’ diye haber yaptı Sözcü gazetesi…
****
Bu arada gerçek adalet arayanlar da aradıklarını bulamıyorlar bu dönemde…
13 sayfada haberi yapılan, Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı’nda tadilat yapan pastane sahiplerine 8 yıl verilerek, tahliye edildi. Kolonları keserek pastanesine oturma yeri açan sahiplerinin AK Partili olduğunu söylemeye bilmem gerek var mı?
****
Daha fazla uzatmayayım, bir günlük adaletsizliğin bilançosunu çıkarmaya çalıştım.
Tarihe not kalsın, ağızlarını hep açtıklarında 20. yüzyıldaki tek parti yönetiminden söz eden ‘Siyasal İslam’ ve onun yardım ve yatakçıları bugünlerdeki adaletsizliklerden haberlerinin olmadıklarını söyleyecekler, daha ileri gidip, bunların yalan olduğunu beyan edecekler.
Onun için buralarda bir yerde dursun bu kayıtlar diye aktardım.