Bursa için yılın zirvesini Bursasaati.com.tr’nin Nilüfer-Ata Bulvarı’ndaki adresinde gerçekleştirdik.
Katılımevim patronu Serdar Turhan ile Bursa’da her mağduriyete el atan, onların sözcüsü konumunda olan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu’nu buluşturduk.
İftar sonrasında Serdar Turhan İstanbul’dan geldi, Selçuk Türkoğlu da Ankara’dan…
Konu elbette Atış Yapı mağdurlarıydı.
Mağdurların tümüyle ilgili olmasa da Carrefour’dan yer alanlarla ilgili bir olumlu süreç ortaya çıkabilir mi?
Atış Yapı’nın ürettiği mağduriyeti, Katılımevim giderebilir mi?
Bunun arayışı içinde olduk.
****
Bu arada Atış Yapı ile ilgili iddianamenin çıktığını belirteyim. 457 sayfalık iddianame 50. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Hüsamettin A, Ahmet A ile Ercan T’nin yargılandığı davada 534’er kez 10 yılla yargılanacaklar.

****
Bursa’daki buluşmaya dönersek…
Önce sözü Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu aldı ve özetle şunları söyledi:
“Katılımevim, Atış bayrakları ile şehrin göbeğinde ofis, büro, daire sattı. Şimdi diyorsunuz ki: ‘Benim bir ilgim yok, elimi yıkadım, çıktım ve karışmıyorum.’ Binlerce insan mağdur durumda…. Süreç buraya gelip binlerce insan mağdur olana kadar iktidar partisi yetkilileri seyrettiler. Hatta Amerika’da koluna girdiler Ahmet Atış’ın… Kurdeleyi birlikte kestiler. Orada bayrağı olan Katılımevim de üzerine düşeni yapmalıdır. Ayrıca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Halkbank GYO veya Emlak GYO'yla veya TOKİ üzerinden bu mağduriyetin çözümüyle ilgili mağdurların önüne bir çözüm önerisi sunmalıdır.”
****
Türkoğlu’nun bu çıkışına karşılık Katılımevim patronu Serdar Turhan, daha önce bu köşe dile getirilen görüşlerini tekrarladı.
Ortaklık sürecini anlattı. Önce yüzde 50/50 olarak anlaştıklarını, süreç içinde Ahmet Atış’ın arsanın tamamını kendilerine sattığını, belediyeden ruhsat alınmadan, proje yapılmadan, yapılan satışlardan haberi olmadığını anlattı.
Selçuk Türkoğlu’nun “Orada sizin de tabelanız vardı. Satış Ofisi kuruldu” itirazına karşılık Serdar Turhan şunu söyledi:
“Ahmet, bize ‘kendi arkadaşlarıma satış yaptım, hasılat paylaşımında onu düşeriz’ demişti. Satış ofisi kurulduğunda gelip bakmıştım, böyle ofis olmaz, ruhsat aldıktan sonra doğru düzgün bir ofis kurarız, hemen kaldırın dedim. Kısa süre sonra kaldırıldı. Meğer Ahmet satışları DownTown’dan yapmış. Konkordato ilan etmeden önce benden para istedi, gönderdim. Bir hafta sonra konkordato ilan etti. Ben konkordato sürecini basından öğrendim.”
***

Serdar Turhan sözlerinin Atış Yapı iddianamesi ile kanıtlandığını söyledi:
İddianamede Katılımevim-Carrefour mağdurlarını ilgilendiren bölümünü Şehir gazetesinden aktarıyorum:
“Dolandırıcılık faaliyeti kapsamında işlenen suçlara yer verilen iddianamede, "Carrefour" projesiyle ilgili yapılan çalışmalarda müştekilerin taşınmaz satışıyla ilgili sözleşmeye göre açılan ‘Hasılat Hesabı’nın ödeme yeri olarak gösterildiği, bunun arsa sahibinin bilgisi olmadan değiştirilemeyeceği, satış bedelleriyle sair gider ve gelirlerin, taraflar adına açılan müşterek
hesap dışında başkaca bir hesaba yönlendirilemeyeceği, kayıt dışı elden tahsilat yapılamayacağı belirtildiği vurgulandı.
Buna rağmen, müştekilerin beyanları da dikkate alındığında satışı yapılan taşınmazlara ait ödemeleri elden ve banka hesabı üzerinden firmaya ve onların yönlendirdiği hesaplara yaptıkları, taşınmaz satışıyla ilgili Atış Yapı firmasının mülk sahibi olan Baınbrıdge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketinin bilgisi dışında proje üzerinden satış yaptığı da dikkate alındığında, ‘Carrefour’ projesinde müşteki şahıslara yapılan taşınmaz satışının ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçunu oluşturduğu kaydedildi.”
****
Milletvekili Türkoğlu’nun “Yapacağınız projeden Carrefour mağdurlarına öncelik tanınamaz mı?” önerisine karşılık Serdar Turhan, “80-90 milyon dolarlık bir satış yapılmış. 500’ün üzerinde ofis, daire alan insan var. Ben zaten buraya 160-170 milyon dolar para harcamışım. Projenin büyüklüğü bu kadar zaten! Bu mümkün değil” yanıtını verdi.
****
Bütün bu olumsuzluklara karşın güzel de bir söz verdi Katılımevim patronu:
“Bursa ile istişare ederek projeyi yapacağız. Orada fazla emsal istemiyoruz. Hatta varolan emsali bile tam olarak kullanmayacağız. Bursalıların içine sinecek bir proje, güzellik ortaya çıkaracağız.”

CEZA SANAYİ KURAN İKTİDAR VE SAADET PARTİSİ
Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın da katıldığı Saadet Partisi iftarına yoğun katılım vardı. Konuklar hariç parti teşkilat mensuplarının para ödeyerek geldiği iftarda protokol masasında neredeyse her siyasal parti vardı. CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gemlik Belediye Başkanvekili Şükrü Aksu ile temsil edildi. Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük, DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, Vatan Partisi İl Başkanı Dilek Çınar iftara katılan isimler arasındaydı.
****
Saadet Partisi liderinin her toplantıda Demirelvari çok özel sözleri ve saptamaları oluyor.
Genel Başkan Arıkan, SP Bursa iftarında da trafik cezalarının canımızı yaktığı bu dönemde çok çarpıcı bir değerlendirme yaptı:
“Dünya radarlarını hipersonik füzelere odaklamışken bizdeki radarlar vatandaşın cüzdanına odaklanmış vaziyette. Saçma sapan politikalarla batırdıkları ekonomiyi saçma sapan cezalar keserek vatandaşlarımızdan çıkarmaya çalışıyorlar. Savunma sanayi değil, tabir yerindeyse bugünkü iktidar ceza sanayi kurdu.”
