Toplumun en kirli silahı nedir? Belden aşağı iftira. Gerçeği değil, aşağılamayı hedefler. İnsanı değil, onun onurunu vurur. Peki bu olguyu psikolojinin üç büyük ismi nasıl okurdu?
Erich Fromm için insanın en temel ihtiyacı sevgidir. Ona göre özgürlük, sevgiyle birleşmediğinde yalnızlık ve yıkıcılığa dönüşür. Belden aşağı iftira, Fromm’un “yıkıcı özgürlük” dediği şeyin tipik örneğidir: birey, kendi yalnızlığını başkasını aşağılayarak telafi etmeye çalışır.Bu iftira, insanın sevgi kapasitesine ihanettir. Çünkü sevgi yerine nefret, dayanışma yerine saldırı seçilmiştir. Fromm’un reçetesi nettir: İnsanı insan yapan sevgi ve üretkenliktir; iftira ise bu kapasitenin çürümesidir.
Freud için insan davranışlarının kaynağı bilinçdışıdır. Bastırılmış arzular, toplumsal yasaklarla çatışır ve semptomlara dönüşür.
Belden aşağı iftira, Freud’a göre bastırılmış cinsellik ve saldırganlığın dil üzerinden dışavurumudur. İftiracı, kendi bastırılmış arzularını başkasına yansıtır; suçlamaları aslında kendi bilinçdışının kirli aynasıdır. Freud’un ironisi şudur: İftira eden, aslında kendi arzularını ifşa eder.
Lacan, Freud’un mirasını dil üzerinden yeniden yorumladı. Ona göre insan eksiklikle tanımlıdır; dil bu eksikliği hem örter hem de yeniden üretir.
Belden aşağı iftira, Lacan’ın “Simgesel düzen” kavramıyla açıklanır: dil, gerçeği değil, söylemi hâkim kılar. İftiracı, başkasının kimliğini dil aracılığıyla yeniden tanımlar; gerçeği değil, söylemin gücünü kullanır. Lacan’ın “jouissance” kavramıyla bakarsak: iftira, hem haz hem acı üretir; iftiracı söylemden haz alırken toplumu acıya sürükler.
Ekrem İmamoğlu ülke siyasetinde tanınır hale geldikten sonra benim en çok dikkatimi çeken konu, eşiyle kurduğu kaliteli iletişim ve örnek aile yapısı oldu. Bana göre İmamoğlu Ailesi, Türk aile yapısının en güzel örneklerinden biridir. Dilek İmamoğlu, gece gündüz demeden her türlü sosyal platformda eşine destek oluyor, onun haklarını savunuyor, ona olan inancını dile getiriyor. Örnek bir eş ve anne nasıl olunur, tüm topluma gösteriyor ve bu çabasıyla hepimizi kendisine hayran bırakıyor.
Son zamanlarda Ekrem İmamoğlu’nun özel hayatına yönelik atılan iftiralar gerçekten can yakıcı. Eminim ki İmamoğlu Ailesi bundan etkilenmiyordur; ancak bu iftiraları atanlar Türk aile yapısını dinamitlemektedirler. Unutmayın ki iftira, zinadan beterdir. Dilek İmamoğlu’nun duruşu ve asaleti, Türk kadınının duruşu ve asaletidir.