Geçtiğimiz günlerde İznik gölünün kenarını zorla işgal eden Cargill ile ilgili bir iddia ortaya atıldı:
“Cargill 1.5 milyon metreküp civarında yeraltı suyunu kullanıyor.”
BUSKİ’den alınan izinle yapıldığı bildirilen yeraltı kuyularından çekilen suya herhangi bir bedel de ödenmediği belirtildi.
“BUSKİ'nin firma hakkındaki inceleme raporuna göre; 6 adet yer altı suyu kullanım belgesi almıştır. Her bir belge için 810 ton/gün ve 243.000 ton/yıl tahsis yapılmış olup herhangi bir ücret alınmamaktadır. Toplamda ise yıllık 1 milyon 458 bin metreküp su çekimi yapılabilmektedir."
İznik gölünün sürekli geri çekildiği, yani su kaybettiği bir dönemde gölden ne kadar su alındığını ne yazık ki bilmiyoruz.
Bursa’nın günlük tüketiminin 450 bin metre küp olduğunu anımsatırsam, kullanılan 1,5 milyon metreküp suyun miktarı az olmadığı ortaya çıkar!
Ancak Cargill’in sadece yeraltı suyu kullandığını düşünmek safdillik olur.
Gölden ne miktarda su kullandığını bilmiyoruz.

****
1990’lı yıllarda küresel ısınmanın konuşulduğu, su stresi yaşayacak şehirler arasında gösterilen Bursa’nın olası içme suyu rezervlerinden birinin de İznik gölü olduğu bilimsel raporlarda yer alıyordu.
****

Geçtiğimiz günlerde Cargill’in kullandığı suyla ilgili Olay gazetesinde de haberi okuyanlar beni aradılar, tepki gösterdiler; şimdiye dek akıllara neredeydi diye?
Haklılar…
Bir anımı anlatayım, Cargill’in kurulma yıllarında Bursa Hakimiyet-AS TV’de bu işe karşı çıkanlardan biriydim.
Dönemin Bursa Büyükşehir Belediyesi Yerel Gündem 21 Genel Sekreteri Orhan Efe ile Cargill’in yöneticisi Kemal Özbelli arasında televizyon tartışmasını yönettim.
O program müthiş ilgi gördü; bana göre Orhan Efe o tartışmada Özbelli’yi perişan etti.
Mücadele ettik ama ne yazık ki Cargil’in kurulmasına engel olamadık.
Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin etkili kurucularından birkaç dönem Bursa milletvekilliği yapan Gemlikli Altan Karapaşoğlu bu kuruluşa destek verdi, şirketin önünü açtı.
****
2001 yılında Olay gazetesine transfer oldum. Bir süre sonra patron Cavit Çağlar’ın talimatıyla yöneticiler Cargill’in Orhangazi’deki tesisini gezme organizasyonu yaptı.
Yazarlar olarak gittik, bize güzel yüzlerini gösterdiler, sonra da sanırım Rahmi Baba’da yemek yedirdiler.
Dönüşte yazar arkadaşlar güzellemeler yaptılar, hatta bizim Selo (Selahattin Adıgüzeller) oradan arıtılmış suyu içen fotoğrafını koydu sayfasına…
Dönüşte olumsuz yazan sadece bendim.
*****
Yazıyı sansür edemeyecekler şekilde kaleme aldım.
Hemen herkesin saygı duyduğu eski Büyükşehir Belediye Başkanı Saker’in bir anısını aktardım yazımda…
Cargill kurulurken, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kendisini de ziyaret etmişler ve sormuşlar, “Erdem Bey, siz bizi neden desteklemiyorsunuz?” diye…
Saker de gelenlere 1/100 binlik Bursa anayasasında İznik’te fabrika kurulamayacağını anlattı sonra da yatırım adresi olarak Karacabey’i gösterdi. Saker, “Eğer ithalat-ihracat amacınız varsa Bandırma limanını kullanabilirsiniz, çok yakın” dedi.
Cargill yöneticileri ‘Hayır” dediler, “Araziyi aldık, yatırım kararı bu yönde!”
Bu kez Erdem Saker karşı hamle yaptı:
“Siz gidin Amerika’daki federal su kuruluşundan iki uzman getirin, burada fabrika kurulabilir raporu verirse ben itiraz etmeyeceğim.”
Erdem Bey bana o tarihte, “Bu önerim üzerine gittiler, bir daha da beni arayıp sormadılar” diye anlatmıştı.
Bir söz var ya bugünlerde Maduro için söylendi: ‘Kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir.’
O sözü değiştirirsek, kan kokusu almış köpek balığından daha tehlikelisi su kokusu almış Cargill şirketiydi.
***
Bu yazının dipnotu: İznik gölüyle ilgili tek olumlu haber Gemlik Gübre’nin denizden su arıtıp kullanmasına yönelik attığı adımların somutlaşmasıdır. Kısa süre sonra Gemlik Gübre İznik gölünün suyunu kullanmayacak. Ancak bu yeterli değil! Tarımsal vahşi sulamanın sınırlandırılması, gölü besleyen yeraltı sularının kullanımının yasaklanması zorunludur. Aksi halde göl elimizden kayıp gidecek, sadece İznik’e değil Bursa’ya da yazık olacak.

MUSTAFA BOZBEY’E YAPILAN SALDIRIYI CESARETLENDİREN ORTAM
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yönelik saldırının altında, siyasal iktidarın CHP’li belediyeleri hedefe koyan tutumunun payı yok mu? CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin’in saldırı sonrasındaki konuşmasında vurgu buydu ve bence de doğruydu.
İktidar partisinin belediye başkanına bu yapılabilir miydi?
****
Saldırıyı yapan Recep Bayram, 2019 yılında Canan Kaftancıoğlu’nun ziyareti sırasında dönemin CHP İl Başkanı Hüseyin Akkuş’a da mikrofon atmıştı.
Olaydan sonra köşe yazdığım gazeteye gelip, kendine göre gerekçelerini anlatmıştı. Tavrının Kaftancıoğlu’na değil, seçim kaybettiren Hüseyin Akkuş’a olduğunu belirtmişti.
Bayram’ın o dönem CHP listesine konulmasını sağlayanın Mustafa Bozbey olduğunu söylediğini anımsıyorum.
Aldığım bilgilere göre bu dönem farklı bir isteği oldu Recep Bayram’ın…
2024 yılında mevsimlik işçi olarak belediyede çalışan saldırgan, kadro isteği yerine getirilmeyince Bozbey'e öfkelendi.
Recep Bayram'ın AK Parti döneminde de belediyede çalıştığı ancak işini aksattığı gerekçesiyle sözleşmesinin fesh edildiği gelen bilgiler arasında...
****
Saldırı sonrasındaki Mustafa Bozbey’in tutumu, açıklamaları son derece yerindeydi.
Hem geçmiş olsun diyorum hem de tavrı için kutluyorum.