Özgür Özel birkaç gün önce Sözcü Tv röportajında 2027’nin Ekim Ayında seçim beklediğini ve kendilerinin de 4 Mayıs itibarıyla seçim kampanyasını başlattıklarını söyledi. Seçimlerin zamanında yapılması halinde tarih 2028 Mayıs, o tarihten önce yapılacak seçim hukuken ve resmen erken seçim, Ak Parti’nin ifadesiyle öne alınmış seçim. Bu laf cambazlığının sebebi de herhalde seçimler zamanında yapılacak, erken seçim yok beyanlarına ters düşmemek için. Kendi yalanını sözlüğe söyletmek bu ülkede adettir nasılsa, neyse konudan çok uzaklaşmadan tekrar geriye dönelim ve soralım;

Özgür Özel neden 2027 Ekim ayında seçim bekliyorum dedi?

Neden diye sormamız normal çünkü bu daha önceki erken seçim açıklamaları ile açıkça çelişiyor. Daha önce iktidara hitaben 2.5 yıl sizden gitsin 2.5 yıl bizden, erken seçimi gelin 2025 Kasımında yapalım aksi halde biz sırf Erdoğan bir daha aday olabilsin diye zamanından birkaç ay önce yapılacak seçime onay vermeyiz demişti. Şimdi ise hiç bu sözlerine atıf yapmadan ve CHP olarak böylesine öne alınmış erken seçim hüllesine oy vermeyiz filan da demeden, seçim en geç o tarihte olur biz de var gücümüzle seçime hazırlanıyoruz demesi akla bazı sorular getiriyor ister istemez.

CHP normal seçime 6-7 ay kala Erdoğan’ın yeniden aday olmasına onay mı veriyor? Bunca beklenmiş ve çekilecek ne kadar acı varsa hemen hemen hepsi çekilmişken, 6 ay daha bekleyip Erdoğan’ın adaylığını hukuken geçersiz kılmak varken neden Erdoğan’a bir beş yıllık vizenin daha kapısı aralanıyor?

Akla geliyor ve düşünülmüş olabilir ki biz karşı çıksak da iktidar DEM Parti’yi de ikna eder ve erken seçim için geçerli olan 360’ı bulur. Olabilir ama peşin peşin bu kabul niye? Rahmetli Demirel’in deyimiyle siyasette 24 saat bile uzun zaman değil mi?

Yeni çözüm süreci donmuşken bakalım DEM Partinin iktidarla flörtü daha ne kadar sürer? Bırak DEM Partiyi kendi içinde örgütsel kriminal sorunlar yaşayan ve dolayısıyla Ak Parti ile de sıkıntılı bir sürece giren MHP İktidara daha ne kadar kayıtsız şartsız destek verecek? Dem Parti Kürtler lehine Abdullah Öcalan’a İmralı’da lüks bir ev dışında bir şey al(a)madan Erdoğan’ın bir dönem daha aday olmasına ve kazanmasına razı olabilecek mi? Hadi parti yönetimi evet dedi, taban da Erdoğan’a evet diyecek mi?

Bütün bunlar soru işareti ve bugünden yarına takvim muhalefetin lehine işliyor. Çünkü seçim yaklaştıkça ve Erdoğan’ın adaylığı teminat altına alınamadıkça iktidar daha da strese girecek ister istemez. Öyleyse CHP’nin tutarlılık ve Erdoğan’dan kesin kurtulmak adına bu saatten sonra yapılacak seçim halkın ihtiyacı olan bir erken seçim değil Erdoğan’ın ihtiyacı olan bir öne alınmış (!) hülle seçimidir ve biz buna yokuz demesi ve dik durması gerekmez mi? Bu durumda DEM Parti dahil diğer muhalefet de hizayı mecburen ana muhalefetten almak zorunda kalmaz mı? Hangi aklı başında muhalefet partisi Erdoğan’ın önünü bir beş yıl daha açmış olmanın sorumluluğunu alabilir?

Bir başka ihtimal de Erdoğan’ın adaylığına vize vererek CHP üzerindeki baskıyı bir nebze kaldırmak istiyor olabilir Özgür Özel. Normalleşme (!) günlerinde gördüğü pembe düşlere geri dönmüş olabilir. Ya da geçen seçim Kılıçdaroğlu’nun yaptığı hesap hatasına düşüp Erdoğan o kadar zayıfladı ki artık bunu ben bile yenerim kıvamına gelmiş olabilir.

Başka sorular da üşüşüyor tepemde;

Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek birkaç gün önce niye yeniden tutuklandı?

Bu tutuklamanın Akın Gürlek’in Muhittin Böcek Özgür Özel’e aday olmak için rüşvet verdiğini itiraf edecek beyanıyla bir ilgisi olabilir mi?

Özgür Özel üzerine doğru gelen bir cismi görüp erken seçime ve Erdoğan’ın bir dönem daha adaylığına zorlanmış olabilir mi?

Bu sorular Özgür Özel’e çok ağır ithamlar içeriyor olabilir ama bu soruları sorduran şeytanın da susturulması gerekir. Özgür Özel neden 2027 Ekim ayında erken seçim bekliyor açıklamalı ve şu sorulara açıkça cevap vermeli;

Özgür Özel’in genel başkan olduğu CHP de 2027 Ekim ayında yapılacak erken seçime kabul oyu verecek mi?

Dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dönem daha aday olmasına evet diyecekler mi?