Son zamanlarda çevrenize dikkatlice baktınız mı? Herkesin aynı diziyi izlediği, aynı mekânda kahve içtiği, aynı kelimeleri kullandığı ve aynı yatırımlara koştuğu o tanıdık atmosferi siz de hissediyorsunuz, değil mi?
Sosyal psikoloji ve iktisat bu durumu oldukça yalın ama vurucu bir kavramla açıklıyor: Bandwagon Etkisi ya da dilimizdeki karşılığıyla Sürü Etkisi.
Kavramın kökeni 19. yüzyıl Amerika’sına dayanıyor. Siyasiler, seçim kampanyalarında ilgiyi çekmek için arkasında bando takımı çalan bir müzik arabası (bandwagon) yürütür, insanlar da müziğin ve coşkunun peşine takılıp arabaya tırmanırdı. Zamanla bu davranış tarzı hayatın her alanına sızdı.
Kısacası Bandwagon etkisi; bir fikrin, ürünün veya davranışın popülaritesi arttıkça, insanların sırf başkaları yapıyor diye o kervana katılma eğilimidir.
"Geri Kalma" korkusu ve internet çağı
Aslında insanoğlu doğası gereği ait olma arzusuyla yanıp tutuşur. Yüzyıllardır kabileden dışlanmak hayatta kalma şansını sıfırladığı için zihnimiz bizi topluluğa uyum sağlamaya programlamıştır. Ancak günümüzde bu doğal mekanizma, özellikle dijital dünya ve sosyal medya tarafından devasa bir pazarlama ve manipülasyon aracına dönüştürüldü.
Bugün adına FOMO (Fear of Missing Out) yani "Gelişmeleri Kaçırma Korkusu" dediğimiz illet, Bandwagon etkisinin dijital çağa uyarlanmış halinden başka bir şey değil. Bir kripto para birimi hızla yükseldiğinde içeriğe veya teknolojiye bakmaksızın ona yatırım yapanlar, sadece belirli bir kahve zincirinin bardağıyla fotoğraf paylaşmayı statü sayanlar ya da hiç tarzı olmadığı halde popüler olan bir kıyafeti dolabına ekleyenler... Hepsi aynı bando arabasının peşinden koşuyor.
Akıl mı, kalabalık mı?
Sürü etkisinin en tehlikeli yanı, bireysel muhakeme yeteneğini felç etmesidir. Tüketimde sadece bütçemize zarar veren bu durum; siyasette, toplumsal kararlarda veya yatırımlarda telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir. "Herkes yapıyorsa bir bildikleri vardır" mantığı, tarihteki en büyük ekonomik balonların ve toplumsal yanılgıların temelini atmıştır.
Kalabalığın bir yöne koşuyor olması, o yönün doğru olduğunu göstermez. Bazen sadece herkesin aynı anda yanıldığının kanıtıdır.