40 yıla yakın gazetecilik yapan, pek çok derneğin en tepesinde yönetici olarak bulunan, yüzlerce derneğin binlerce kongresine katılıp yazı yazan birisi olarak bana, “Türkiye’nin en başarılı derneği hangisidir?” diye sorulsa, tartışmasız merkezi İstanbul’da olan Küçük Hayvan Veteriner Hekimler Derneği derim.

Eşimin (Melike Baysal) yedek yönetim kurulu üyesi olduğu derneğin özelliği nedir diye düşünebilirsiniz.
Yanıtım şu olur: Varlığını sürdürmesi bir yana (örgütlenme gereksinimini karşılayan veteriner hekim odaları var çünkü), kamudan bir tek kuruş almadan 20 yıldır uluslararası bir kongre yapabilmesidir.
Unutmayalım, hemşeri dernekleri veya akademik odalardaki görevlerin birçoğunun altında siyasal gelecek projesi veya tanınma/şöhret duygusu yatar.
Burada öyle bir durum yok.
Bu derneğin kimseyi siyasete taşıma, siyasal iktidara köprü olma gücü yok ama üç gün süren, beş salonda yüzlerce bilimsel bilginin sunumunun gerçekleşmesini sağlama gücü var.

Yıllardan bu yana veteriner hekimlerin toplantılarını yakından izliyorum.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Büyük Kongresi'ni de iki kez izleme olanağı buldum.
Bilimsel bilginin havalarda uçuştuğu Küçük Hayvan Veteriner Hekimler Derneği'nin 5-7 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 20. Uluslararası Sürekli Eğitim Kongresi'ne katılan hekimlere baktığımda, baytar denilerek küçümsenen ancak can dostlarımızın sağlıklı canlılar olarak aramızda dolaşmasını, yaşamımızı paylaşmasını sağlayan bu güzel insanların profillerinin değiştiğine tanıklık oldum.
Şehirli, modern, kent kültürüyle yoğrulmuş, giyim kuşamları ve incelmiş estetik zevkleriyle insan hekimlerini yakalamış bir meslek grubu olduğunu bir gazeteci olarak mutlulukla fark ettim.

Genel Başkan Veteriner Hekim Erkut Gören ve yönetim kurulu üyeleri Uğur Sucu, Egemen Mahzunlar, Ömer Tuncer, Uğur Bazan, Meral Gökdağ, Dilek Öztürk; yedek yönetim kurulu üyeleri Nurcan Gören, Akın Ziya Ünal, Elif Tezgör, Melike Baysal, Burcu Özsarı Çankaya, Buket Neşe Döventaş ve Selçuk Önder Özkan, İstanbul-Özdilek'in otelindeki bu muhteşem organizasyonu kusursuz bir şekilde tamamladılar.
Hayvan sağlığı ve refahının toplum ve çevre sağlığından ayrı düşünülemeyeceğine inanan; bilimsel, etik, bağımsız ve dayanışmacı bir anlayışla çalışmalara devam eden Küçük Hayvan Veteriner Hekimler Derneği'ne başarılar diliyor, bilgiyle gelişen, dayanışmayla güçlenen veteriner hekimliğin ülkemize büyük katkılar vereceğine inanıyor, organize eden, bildiri sunan ve katkı verenlere bu köşeden en içten selam, sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.
BAZILARINDA OMURGA YOK MU?
Gülse Bilsel'in yazdığı dizilerden birinde pinti, cimri, ilkesiz yönetmen tipi anlatılırken unutmadığım bir sahne vardı.
Yönetmen, ağrıları nedeniyle hastaneye gidiyor. Bel ve boyun filmi çekiliyor. Doktor hayretle filme bakıyor, sonra hocalarını çağırıyor. Filme ve hastaya dikkatle bakıyorlar.
Telaşlanan yönetmen soruyor: “Ne oldu, neyim var?”
Hekim en sonunda, “Beyefendi, dünyada eşine az rastlanan bir durum var. Sizin omurganız yok.” diyor!
Günümüzde sayıları giderek artan siyasal döneklere baktığımda bu sahneyi düşünürüm.

Bir dönem AK Parti'den milletvekili olan, 2023 seçimlerinde Butlancı Kemal'in adaylık rüşveti olarak CHP Bursa listesine ekleyip seçtirdiği Kani Torun'a AK Parti rozeti takıldığında da bunu düşündüm. Acaba Cemalettin Kani Torun'da siyasi omurga var mı?
Bence yok!
Bir anımsatmada bulunayım.
Torun'un kızı, 29 yaşındaki Hatice Torun, Aralık 2023 tarihinde Londra'da yaşamını yitiriyor.
Aile, aradan 40 gün geçince hatim duası için Ankara Yenimahalle Müftülüğüne başvuruyor.
Buna izin verilmiyor.
Konu kamuoyuna yansıyınca durum düzeltiliyor.
Kızına cami bulamayan, diplomasiden gelen bu vekil, aldığı oylara ihanet etmesi bir yana, kızına bunu yaşatanların safına geçiyor.
Ne diyeceksiniz?