Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde, toplumsal değişimin nabzını en iyi tutan figürlerden biri kuşkusuz Özgür Özel. Yıllardır Meclis’te yürüttüğü mücadele, sağlık alanındaki uzmanlığı, örgütlü siyasete hâkimiyeti ve halkla kurduğu sıcak temas, onu yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine dair umut taşıyan bir temsilci haline getiriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi ise bu ülkenin yalnızca bir siyasi partisi değil; Atatürk’ün kurduğu, Türkiye’nin geçmişiyle, bugünüyle ve yarınıyla kader ortaklığı yapan bir kurumsal yapı.

Bu ülkede yaşayan herkes bilir ki CHP, ister iktidarda olsun ister muhalefette, toplumun vicdanında aydınlık, çağdaşlık ve demokrasi fikrinin taşıyıcısıdır.

CHP’nin olmadığı bir denklem, yönü belirsiz, karanlık bir labirente benzer. Çünkü CHP, bu ülkenin çağdaş yaşam standardını, özgürlük idealini ve bilimsel aklı ayakta tutan temel sütunlardan biridir.

Özgür Özel’in kişiliği, eğitimi ve siyasal birikimi, Türkiye’nin geleceğine ışık tutabilecek nitelikte.

Onu desteklemek, aslında aydınlık bir geleceği, çocuklarımızın bu ülkede çağdaş bir yaşam sürdürebileceği umudunu desteklemektir.

Bugün Türkiye’nin gençleri, orta sınıfı, emeklileri, işçileri ve kadınları; yani toplumun tüm kesimleri, siyasette yeni bir nefes, yeni bir dil ve yeni bir yaklaşım arıyor. Özel’in temsil ettiği çizgi, tam da bu ihtiyaca karşılık geliyor.

Son dönemde yaşanan bazı tartışmalar, CHP’nin yüzyıllık kurumsal kimliğine gölge düşürdü.

Partinin geçmiş yönetim kadrolarının sergilediği bazı tutumlar, yalnızca CHP’ye değil, aynı zamanda:

Gençlerin geleceğine,

Halkın umutlarına,

Demokrasiye inanan seçmenin iradesine,

zarar veren bir tablo oluşturdu.

Bu durum, bir ayrılık sonrası öfkeyle hareket eden bir kişinin davranışlarını andırıyor; kırgınlıkla, hırsla ve geleceği gölgeleyen bir tutumla… Oysa CHP’nin tarihi, kişisel hesapların değil, toplumsal sorumluluğun tarihidir.

Bugün CHP’nin önünde iki yol var:

Ya geçmişin alışkanlıklarına teslim olup içe kapanacak,

Ya da toplumun tüm kesimleriyle bağ kurarak yenilenmenin kapısını aralayacak.

Türkiye’nin ihtiyacı, ikinci yoldur.

Çünkü CHP, bu ülkenin umududur.

Ve bu umudu geleceğe taşıyacak isim de Özgür Özel’dir.

Gün gelir.

Çivisi çıkar dünyanın.

Konuşamayanlar hatip,

Şifa veremeyenler tabip,

Yazamayanlar kâtip olur.

Ama yine öyle bir gün gelir ki…

İşler ters döner.

Aldatan, bir gün sadakat için,

Çalan, bir gün adalet için,

Döven, bir gün şefkat için yalvarır.

‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur.

Şâha da fazla güvenme,

Gün gelir mat olur.