Bursa diğer büyük şehirlere hiç benzemiyor.
Dün akşam 84 yaşındaki Gürer Aykal’ın yönettiği senfoni orkestrası Bursalılara muhteşem bir gece yaşattı.

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası kentin kültürel yaşamında önemli bir buluşma imkanını sağlıyor. Sıcağı sıcağına BTSO seçimleri, Yeni Parti’nin il başkanlığı yarışı ve daha nice meseleye dair kulisler paylaşıldı.

Bunlar güzel şeyler…

Aslında Bursa’da neredeyse her sahnede aynı sorunları tekrar tekrar yaşıyoruz. Bazı şeyleri öğrenmekte, uygulamakta güçlük yaşadığımız somut bir gerçek.

Örneğin bir oyunu izlerken telefonu çantanıza yahut cebinize koyarsınız. Telefon sesini kapatırsınız, alarm kurduysanız iptal edersiniz.

Örneğin, konserin ortasında video kaydırmak ayıptır.

Açılış konserinde maalesef gene aynı telefon bağımlıları dinleyiciyi rahatsız etti.

Hatta bir ara yere düşen telefonun gümbürtüsü salonda yankılanınca maestro eser ortasında gayriihtiyari arkasına dönüp kontrol etmek durumunda kaldı.

Kazadır olur elbette ancak insanların hiç mahcubiyet hissetmeden konser yahut temsil ortasında telefonla konuşması normal bir şey değildir.

Bazı temel kuralları hatırlamak gerekir. Eğer sahne doluysa, en pahalısından biletiniz dahi olsa geçer arkada boş bir yere oturursunuz.

Senfoni konserlerinde her bir dinleyicinin akışı takip etmesi için program basılır ve dağıtılır.

Hangi eserin ne bölümü çalınıyor ne zaman bitecek ve nerede alkışlanacak belirtilmiştir.

Sadece sessizce konser takip edebilecek yaştaki çocuklarınızı konsere getirebilirsiniz.

“Ama bu çocuk ne yapalım yani” diyebilirsiniz. Veya bu kuralların bu çağda geçerli olmadığını da düşünebilirsiniz. Elbiselerin günlük olması dışında bana kalırsa esnetilecek bir kural bulunmuyor.

Madem klasik müzik dinlemek istiyorsunuz, o zaman klasik olanı korumak zorundasınız.
Dün akşam işte bu kurallara uymayanlar yüzünden konserin ortasında maestro dinleyiciyi uyarmak zorunda kaldı.

Gerçekten kulaklarımızı terbiye ettiğimiz bir konser dinledik.

Konser dönüşünde metroda gene aynı sorunları yaşayarak evimize vardık.

Bursa 23 Nisan 2002’de metroya kavuştu ama hala inip binmesini öğrenemedi.

Velhasıl medeni insanlar gördüğü yanlışları uyarmaktan geri durmamalıdır.

Her ne olursa olsun insanların bu hasretlerini normalleştirmeyeceğiz.