Önce konuya ait bir haberle başlayayım.
Haber GÜM-SEN’in 15 Haziran 2025 tarihli basın açıklaması.
Aydınlık’ta yayınlanıyor haber:
Başlık: GÜM-SEN’den güvenlik uyarısı: Gümrük yetkileri özel sektöre devredilemez

İddialar özetle şöyle:
Türkiye’de yaklaşık 600 gümrüklü antrepo var.
Bunların çoğunda devletin aktif denetim oranı yüzde 30’un altında.
Kalan kısım özel sektör temsilcilerinin kontrolünde.
Sendikanın yorumu ve iddiası “sınır güvenliği ve eşya kontrolünde devlet geri çekildi” olarak ifade edilmiş.
Çünkü diyor sendika, “bu anayasal yetkinin devredilmesi demektir.”
Bu haber fazla dikkat çekmiyor.

HABER VERYANSIN TV’DE
Haber bu kez; Merve Duman imzasıyla 23 Eylül 2026’da Veryansın TV’de yayınlanıyor.
Ticaret Bakanlığı, gelirleri toplama yetkisini devretti başlığıyla yayınlanıyor ve dayanağını Sayıştay Raporuna bağlıyor.
Haber: Sayıştay, Ticaret Bakanlığı'na bağlı 50 gümrük müdürlüğünde bazı hizmetler ile bu hizmetlerden elde edilen gelirleri tahsil etme yetkisinin çeşitli kuruluşlara protokollerle devredildiğini tespit etti. Raporda, 7 protokolün süresiz olduğu, bazılarının ise 49 yıla kadar uzandığı belirtilirken, protokoller öncesinde fayda-maliyet analizi yapılmadığı kaydedildi.

RAPOR:
Raporu yapay zekadan aldım. Ticaret Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri 2024 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu TBMM’ye Eylül 2025’te sunuldu;
Denetlenen dönem: 1 Ocak – 31 Aralık 2024
Raporun TBMM’ye sunulması / yayımlanması: Eylül 2025

Sayıştay’ın Tespiti (özet):
“2024 yılına kadar 50 gümrük müdürlüğünde
2008 öncesi yasal dayanak olmadan,
2008 sonrası da yap-işlet-devret modeline uyulmadan, ihale yapılmadan, ön yapılabilirlik etüdü olmadan,
Protokollerle bazı hizmetleri yaptırma ve bu hizmetlerden elde edilen gelirleri tahsil etme yetkisi çeşitli kuruluşlara devredilmiştir.
7 protokol süresiz,
Bazı protokoller 49 yıla kadar,
Protokoller genellikle 5–11 madde, dayanak maddesi yok.
Şirket yükümlülüğünü yerine getirmezse idarenin zararını tazmin edecek hüküm yok.
Süre sonunda tesislerin ne olacağı, teminat, yatırım gibi hususlar belirsiz.
Fayda-maliyet analizi yapılmamış.
Bu devirlere ilişkin taahhüt, varlık, yükümlülük muhasebe kaydı da yok.”
![]()
KAMUNUN SAYISAL DURUMU
2002 yılında Türkiye’nin nüfusu 71 milyon. 2025 yılında ise 85 milyon. Nüfus artışı yüzde 20.
2002’de memur sayısı 2.123 bin.
Bugün 5.417 bin.
Nüfus yüzde 20 artarken, kamu personeli artışı yüzde 155.

2002’den sonra işlemlerin artık online olmasından dolayı, 2.123 bin olan memur sayısının en az yüzde 50 düşmesi gerekiyordu, diyor uzmanlar.
Ama nüfus 2002’den 2025’e yüzde 20 artmasına rağmen, memur sayısı yüzde 155 artıyor.
Bu konuda bir sanayi kuruluşunun muhasebe ve İK kadrosu ve bir banka şubesi ile görüşme yaptım. 2002 ile 2025 arasında personel sayısı yüzde 75 oranında azalmış.
Banka 18 kişi olan kadrosunu 4’e indirmiş. Keza bu sanayi kuruluşu muhasebe, personel ve İK yönetim kadrosunu 52’den 14’e düşürmüş. Gerekçe işlemlerin artık bilgisayardan ve online olması.
Ayrıca 2002 ile 2025’i kıyasladığımızda kamuya ait bir sürü kurumun bir sürü hizmeti özelleştirildiği halde, nüfusta ancak yüzde 20 artış olduğu halde, neden kamu personeli yüzde 155 artıyor ve neden hâlâ kamuya -yukarıdaki gümrük işlemlerinin bir bölümü gibi- ait hizmetler özel sektöre devrediliyor.
Yazının başlığı bir soyutlama değil, bir gerçeği ifade ediyor.
Yanıtını bilen var mı?